Değerlendir:
  • 2 Oy - 3 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Sümer Yıldız Haritası
Yazar Mesaj
Birsel Çevrimdışı
VIP Üye
****
VIP Üyeler
lt=
Mesajlar: 46
Üyelik Tarihi: Nov 2018

Rep Puanı: 4

Mesaj: #1
Sümer Yıldız Haritası
EN KAFA KARIŞTIRICI MEZOPOTAMYA BELGESİ”
SÜMER YILDIZ HARİTASI
Asur, Sümer ve Babil uygarlıklarının yaşadığı yer olan Mezopotamya'da modern astronominin temelleri atılmıştır. Sümerlerin astrolojiyle bağlantılı bir dinleri olduğundan Ziggurat adını verdikleri tapınakların en üst katında yıldızları gözlemlemişlerdi. Irak Ninova'daki Asurbanipal kütüphanesinde ele geçen bu tablet de bu anlayışın bir ürünüdür. Bir Sümer tabletinin Asur kopyası olarak kabul edilen ve MÖ. 700 civarına tarihlenen bu disk, bulunduğu günden beri bilim dünyasının ilgi odağı olmuş, uzun bir süre sırrının çözülmesini beklemiştir; Bu yüzden de “en kafa karıştırıcı Mezopotamya belgesi” olarak nitelendirilmiştir. Ne yazık ki bu ünlü tablette bulunan gökyüzü haritasının önemli kısımları eksiktir, bunun nedeni Ninova' nın yağmalanması sonucu ortaya çıkan büyük yıkım ve tahribattır. "Planisphere (Gökyüzü haritası)" olarak bilinen bu tablet aslında bir Astrolabe olup (Yunanca: ἁστρολάβον, astrolabon= “Yıldız-yakalar”) astronomi ölçümlerinde kullanılmıştır. Kullanım alanları arasında Güneş, Ay, gezegen ve yıldızın konumlarını belirlemek yer alır. Batılı kaynaklara bakarsak ilk olarak Apollonios (MÖ 240) ve Hipparkos (MÖ 150) tarafından keşfedilmiş, Batlamyus tarafından da kullanılmıştır ayrıca Philoponos'un da 6.yüzyılın ilk yarısında bu aletten bahsettiğini yine batılı kaynaklardan biliyoruz. Dokuzuncu yüzyıla geldiğimizde Harran’daki büyük üniversitede Abbasi halifelerinin ilim ve kültür verdikleri önem neticesinde Astrolabe (usturlap )hakkında çeşitli eserlerin yazıldığı da bilinmektedir. Sümer örneğiyse binlerce yıl önce kullanılmış dolayısıyla bilinen ilk astronomik araç olma özelliğine sahiptir ve karmaşık Sümer astronomisinin varlığına dair olağanüstü bir kanıt oluşturmaktadır. Bu sıra dışı kil tablet bilim dünyasının dikkatine ilk defa 1880 yılında R.H.M Bosanquet ve A.H.Sayce tarafından İngiliz Kraliyet Astronomi Derneğine sunulan bir raporda sunulmuştur; Raporda kullanılan “Küresel bir yüzeyin düz bir harita olarak çıkarılmış hali” ifadesi dikkat çekicidir. Bosanquet ve Sayce’ın merakını özellikle tabletin bir parçasındaki “7 nokta” çekmiş ancak taşıdıkları teknik anlamı deşifre etmeyi başaramamışlardır. Daha bu dönemlerde kil plakanın üzerinde bulunan birçok gök cisminin adı, bunun bir astronomi eseri olduğu anlaşılmıştı. Dr. Fritz Hommel 1891 yılında bir Alman dergisinde yayınlanan yazısında Sümer tabletinin sekiz parçasından her birinin 45 derecelik açılar oluşturduğuna dikkat çekerek diskte tüm göklerin, semanın 360 derecesinin birden temsil edildiğini ve odak noktasının ise Babil semalarında bir noktayı işaret ettiğini iddia etmiştir. İngiliz arkeolog ve Asur bilimci Leonard William King (1869 –1919) British Museum'da bulunan Asur ve Babil antika eserleriyle ilgili çalışmalar yaparken 1912 yılında sekiz parçaya bölünmüş olan bu diskin titiz bir çalışma sonucu kopyasını çıkarmıştır. King, zamanının ünlü bir Asur araştırmacısıydı ve Hammurabi’nin yazıt ve mektuplarını da 3 cilt halinde İngilizceye çevirmiştir. Tablet üzerinde yaptığı çalışmalar sırasında tabletin üzerindeki birtakım geometrik motiflerin daha önce görülmediğini, bilinen şekillerin haricinde örneğin daha önceki kadim dönemlerde olmadığı anlaşılan geometrik- matematiksel elipsin ne anlama geldiğini çözememiştir. Ünlü Önasya arkeoloğu ve Asur bilimcisi Alman Ernst F. Weidner de tableti incelemiş ancak o da işin içinden çıkamamıştır; Weidner, en azından çeşitli kısımlar içine yazılmış, anlam ve kullanım amaçları açık olmayan geometrik şekiller sayesinde yıldız ve gezegen adlarının tespitini yapmayı başarmış, birbirine 45 derece açıyla uzanan ve Asur dilinde tekrarlanan bir dizi heceden oluşan çizgiler karşısındaysa çaresiz kalmıştır. Belki bu dönemde tablette yazılanların Asurca sözcük işaretleri olarak değil de Sümerce sözcük-heceleri olarak okunması gerektiği bilinseydi tamamen farklı bir anlam kazanacağı için bir çözüm yolu da bulunabilirdi. Ancak 20. yüzyılın başlarında bir tabletin Sümerce' den Asurca' ya kopyalandığının tahmin edilmesi henüz zordu. Asurca sözcük işaretleri olarak değil de Sümerce sözcük heceleri olarak okunması gerektiği ve bu sayede anlamsız görünen hecelerin tamamen farklı bir mana kazandığı daha sonraları anlaşılmıştır zira tabletin daha eski bir Sümer orijinalinin Asur dönemi kopyası olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştı. Örneğin: Na na na na a na a na nu (aşağı inen hat boyunca) Şa şa şa şa şa şa ( dairenin çevresi boyunca) Şam şam bu bur kur (yatay hat boyunca)
Tabletin, Mezopotamya’nın MÖ 3123 yıllarındaki gökyüzü konumuyla eşleşiyor olması, Asurlulardan çok daha eskiye dayandığını ve Sümer kökenli olduğunu ortaya koymaktadır ki, yapılan bilgisayar analizi de bu sonucu desteklemektedir. Yapılan çalışmalar Sümer kil tabletinin karmaşık bir astronomik çalışma olduğunu ve üzerinde bilinen takım yıldızların çizimleri olduğunu göstermiştir. Konu gizemli olunca bilimsel araştırmaların yanında spekülatif ve bilim dünyasını şaşırtıcı nitelikte görüşlerin de ortaya atılması kaçınılmazdır. Yazının sonunda da bunlardan birine değinelim: Alcuin Academics tarafından 2008 yılında yayınlanan “A Sumerian Observation of the Köfels Impact Event” adlı kitapta yazarları Alan Bond ve Mark Hempsell adlı yazarlar, çivi yazılı bu ünlü tableti (yeniden) ele alarak Sümer tabletinde bir Asteroit’ ten bahsedildiğini ve bunun “Köfel- etkisi” ne sebebiyet verdiği ortaya atmışlardır. [ Konuya ilgi duyan kişiler Wikipedia’ da “Der Köfels-Impakt / Von Tirol nach Sodom und Gomorra” adlı yazıyı okuyabilirler.] Aynı Wikipedia yazısında söz konusu çarpmanın 2015 yılında yayınlanan bir rapora göre yerleri lokalize edilen Sodom ve Gomora’nın da yıkılmasında etkili olduğu ifade edilmektedir. Yazarların görüşüne göre söz konusu asteroit MÖ 3100 civarında Avusturya bulunan Köfel’e çarpmış ve burada bulunan dev toprak kaymasına neden olmuştur. Alan Bond ve Mark Hempsell söz konusu meteor çarpmasının Sümerler tarafından gözlemlendiğini ifade etmektedirler.
Yazan: Osman Kürşat SERTTÜRK

https://hizliresim.com/EOQ5q8
12-28-2019 09:54 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »



Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir