Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

& Pluto Kova Çağı &
Yazar Mesaj
Birsel Çevrimdışı
VIP Üye
****
VIP Üyeler
lt=
Mesajlar: 46
Üyelik Tarihi: Nov 2018

Rep Puanı: 4

Mesaj: #1
& Pluto Kova Çağı &
PLUTO KOVA ÇAĞI VE TRANSHÜMANİZM

İnsanlar binlerce yıldır, düşüncelerini, inançlarını, deneyimlerini, anlatmak ve aktarmak için; çeşitli amaçları ve inançları doğrultusunda bir sonraki nesillere kademeli olarak birtakım bilgiler ve kalıplar sunarlar. Efsaneler, mitler , inançlar, kutsal metin sembolikleri, sayıların sembolizmaları, arketipler vb. işte tüm bunlar etki alanını genişletmek doğrultusunda yapılan tanımlamalardır. Sosyolojik anlamda bizi biz yapan herşeyde varoluşumuzdan beri hayatımızın olmazsa olmazlarındandır. Yaşadığımız bu çağda ve yaşanmış olan her dönemde insanoğlunun ortak bir sorusu olmuştur... Bunca aktarım, deneyim bizi nereye götürüyor? Onlarca edinilmiş bilgi, geliştirdiğimiz kültürler ile biz nereye ve neye doğru evriliyoruz..?
Bu sorunun cevabını verirken soruyu sadece yaşadığımız çağ bazlı deneyimler yoluyla değilde daha geniş bir perspektiften bakarak, insan protatipinin evrimleşme süreçleri baz alınarak, yanıtlanacak bir soru haline getirip cevaplamak daha mantıklı olur. Yani her jenerasyon bütünsel olarak değerlendirilip sebep sonuç ilişkisine bağlanmalıdır... Soru babında insanlık evrimini, sosyolojik, felsefik açılardan değerlendirmek yapılacak en mantıksal yaklaşım gibi gözükse de biz bu bilimlerin yanı sıra çağların ilmi olan astrolojiyi ve çeşitli sembolizm okumalarına da kulak verelim istiyoruz. Başında da bahsettiğim gibi jenerasyonlar arası aktarımlarda çeşitli arketiplerin, ilktip şeklinde ifade edilen, gerçekte insan kültürünü oluşturan yapıtaşları olduğunu gözönünde de bulundurarak konumaza geçelim.

Astroloji alanında, jenerasyon (kuşak) gezegenleri tüm insan neslini etkileyen gezegenlerdir. Bu gezegenler Güneş sistemimizde dış gezegenler olarak bilinen ve şuana kadar edindiğimiz bilgiler ışığında yorumlayabiliğimiz Uranüs , Neptün ve Plüton'dur.

URANÜS , 13 Mart 1781'de amatör gökbilimci William Herschel tarafından keşfedildi . Uranüs, Benjamin Franklin gibi insanların insanı daha aydınlık bir döneme taşımak için yaratıcı zihinlerini kullanmaya çalıştıkları 18. yüzyılın ideallerini sergiliyor . 84 yıllık bir yörüngeye sahiptir ve yaklaşık 7 yıl boyunca zodyakın her bir burcunda kalır . Uranüs Merkür'ün daha yüksek bir oktavı olarak kabul edilir. Bireysel doğum haritalarında değişim yapma gücünü, karakter gelişimimizi ve iletişim araçlarını nasıl kullandığımızı gezegenin işareti ettiği evde ve burç konularında görebiliriz. Özünde, Uranüs bir kişinin yüksek benliği olarak kabul edilebilir. Uranüs'ün zodyaktan geçmesi 84 yıl sürdüğü için, gezegenin doğum haritasındaki tam turu neredeyse bir insan ömrüne tekamül eder.

NEPTÜN , 23 Eylül 1846'da keşfedildi. Neptün, Protestan dinlerin ve maneviyatın çeşitli çeşitlerinde müjdelendiği 19. yüzyıldan kalma bir gezegendir . Edgar Cayce ve Rudolf Steiner gibi vizyonerler 19. yüzyılın ikinci yarısında doğmuştur ve psişik yetenekleri, bu zamanın Neptunian temalarınına uygun bir göstergedir. Uranüs'ün yaklaşık iki katı olan 165 yıllık bir yörüngeye sahiptir. Neptün, Venüs'ün yüksek oktavı olarak kabul edilir , her ikisi de insanlığın daha yüksek ideallerini elde etmeye çalışır; Venüs, güzelliğin, tutkunun aşkın , Neptün koşulsuz sevgi nin gezegenidir. Neptün'ün bu kadar uzun bir yörüngeye sahip olması nedeniyle, bir kişi Neptün'ün geçişini doğum haritasında transit Neptününe karşı bir muhalefet olarak görebilir.

PLUTON, 18 Şubat 1930'da Clyde W. Tombaugh tarafından keşfedildi . Plüton ilk keşfedildiğinde, başlangıçta Gezegen X olarak biliniyordu . Gökbilimciler, oldukça düzensiz yörüngesinin ikilemini çözmeyi umarak Neptün'ü geçen başka bir gezegeni arıyorlardı. Bununla birlikte, Neptün'ün algılanan düzensiz yörüngesinin matematiksel bir hatanın sonucu olduğu bilinmektedir, çünkü kendi Ayımızdan daha küçük bir planetoit olan Plüton, gaz devindeki herhangi bir yerçekimi çekmesini etkileyemeyecek kadar küçüktü. Plüton, 20. yüzyıldan kalma bir gezegendir ve 2. dünya savaşı ve kitle imha silahları, nükleer güç anlamına gelir ve içinde yaşadığımız dünyayı tamamen kontrol etme arzusundadır. Mars'ın daha yüksek bir oktavı olarak kabul edilir. Yaşamlarımızda gerekli sınırları belirlemezsek, bize yapabileceğimiz en uç noktaları gösterip açığa çıkaran bir gezegendir. Bu gezegen hayatımızdaki zorlamaları yönetir. Cinayet , tecavüz , ve hatta sağlığımızı tehdit edecek ölçüde aşırı yemek yeme gibi alışkanlıklarımız vb.
Plüton, aynı zamanda astroloji'de başlangıç ve bitiş döngülerini göstermesi açısından en önemli gezegendir. Dönüştürür, yok eder, yeniden yapılandırır. Bilinçaltını temsil eder. Bilinçli aklın sınırlarının bittiği yere işaret eder. Yaşam, ölüm konuları ile ilgilidir saklı ve gizli olan diğer herşeyi temsil eder.
Göksel, toplumsal ve bireysel anlamda jenarasyon gezegen etkilerinden kısaca bahsetmiş olduk..
Pluto'nun Kova çağı ve Kovanın yöneticisi jenerasyon gezegeni Uranüs'ün etkilerine geçmeden önce... Astrolojiye biraz ara verip sayısal bir sembolik örneği vermek istiyorum. Başlangıçtaki evrimleşme sorunsalıyla alakalı olup, tekrar astrolojik bağlantılarına geri döneceğiz.
Örneğimiz bir romandan ve bu roman bir yolculuk ürünü olan mizah - bilimkurgu eseri...
'Otostopçunun Galaksi Rehberi' yazarı Douglas Adams , absürt olayları, ilginç karakterleri, değişik espri anlayışı ve eleştirel yazımı ile yazıldığı ilk günlerden beri her yaştan okuyucuyu etkilemiş ve de bir çoğunun gözde kitabı haline gelmiş bir kitap... Uzun uzun kitabı anlatmayacağım basitçe bizi ilgilendiren kısmından bahsedeceğim.
Kitapta her şeyi bilen bir bilgisayara yaşamın ve evrenin nihai yanıtını sormuşlar. 7.5 milyon yıl sonra cevabını veririm demiş ve yıllar sonrada cevabı vermiş: 42! (Bildiğiniz Sayı). Bilgisayar soruyu anlamadığı için anlamsız bir varlık dizisinden, anlamsız bir cevap verir. Sorunun tam olarak ne olduğunu bildiğinizde cevabın ne olduğunu anlayabilirsiniz der. Yazara sorarlar bu sayıyı nasıl cevap olarak verdiniz? Soruya verilen cevap benzer olarak tamamen 42 sayısını anlamızca uydurdum, cevaba değilde soruya odaklanmak lazım der. Yazar 42 sayısını anlamsız bir varlık dizisinden mi üretmiştir...? Biraz sorguladığımızda bu sayı kitap öncesi ve sonrası birçok yerde karşımıza çıkmaktadır... Bilinçli yada bilinçsiz olarak bir dönüşümün ve farkındalığın arketibi olduğu gözlemlenir.
Mekanlarda “42” numarayı devleştiren rezervasyonlar, kitabın yazarı Adams’ın “42. yaş” gününde Pink Floyd tarafından sahneye çıkarılması, keşfedilen bir asteroide “2001DA42” isminin verilmesi, Doctor Who’nun “42. bölümü”ndeki esaslı gönderme, Lewis Carrol’un eseri Alice Harikalar Diyarı’nda 42 adet illüstrasyonun bulunması, matbaada basılan ilk eser olmasıyla bilinen Gutenberg İncili’nin her sayfasında 42 satır olduğundan “42 satırlık İncil” olarak tarihe geçmesi, Kabalistik fikir sisteminde Tanrı’nın adının “42” harften oluştuğuna yönelik inanç ile Budizm’de yer alan “42 bölümlük sutra” (kutsal metinlerden meydana gelen kitap) ve daha nicesi…
Ve hatta...
Kuran'ı Kerim'de 42. ayet Zumer Suresi'ne denk gelmekte ...
"Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır."
Bu ayette taktir edilmiş süreden kasıt nedir?
Tekrar astrolojik olarak konumuza dönersek Pluton bilinç halinde ve bilinçaltı durumlarında etkili bir gezegen olması itibariyle ayettede belirtildiği gibi uyanıklık ve uyku hallerindede dönüşüme hakim bir gezegen değil midir? Yaratıcımızın sisteminde her bir yıldız gezegen güneş ve ay bizim için birer melekut değil midir?
Bu örneklemede dikkati çekmek istediğimiz 42 sayısınından öte arketip olarak ne anlama geldiği ve astrolojik olarak nelere tekamül ettiğiyle ilgilidir. Evrende tesadüf diye birşey olamaz, sayıların sembollerin planetlerin hayattaki herseyin matematiksel programsal olarak kollektif bilinç üzerinde etkisi vardır. İnsanlık yüzyıllar boyunca bu dili konuşmuştur.
İnsan gelişiminde dönüşüm sancıları, kişinin doğum haritasında doğduğu andaki Pluto yerleşimine, gökyüzünde transit halde olan Pluto gezegenin meydanı karelemesi yani sert açısal pozisyonu ile başlar. Uranüs'te bu döngüsel yapıya eşlik ederek devreye girer.
Evet orta yaş krizi dediğimiz bu sert açışal etki, hepimizin ünlü Uranüs muhalefetini deneyimlediğimiz 40-42 yaşlarında zirve yapar. 42 sayısı bir nevi dönüşüm habercisidir. Sorgulama zamanı demektir. Size hayatınızın ortalarında ölüme yaklaştığınızı anlatan bir tür ölüm meleği gibi... Yaşlanmaktasınızdır... Hiçbirşey eskisi gibi değildir. Bu geçiş bizi yaşamımızda artık çalışmayan şeylerle yüzleşmeye zorluyor. Ölen ya da ölmekte olan. Hayatlarımız şimdi olgunluk ve sorumluluk bakımından zengindir. Pluto karelemesi ile hayatınızdaki durgunluğun nereden kaynaklanmakta olduğunu anlamak için büyük bir iç baskı var. Değiştirmeyi reddederseniz, Pluto bu anlamda hayatınızın belli başlı dinamiklerini paramparça eder. Ancak bundan korkmayalım Plüton, hayatımızda sembolik bir ölüme yol açabilir, ancak aynı zamanda önemli bir yeni başlangıca da yol açar.

PLUTO KOVA ÇAĞI.... 2024 - 2044

Bireysel anlamda bize olan etkisini anlattığımız Pluto, Kova Burcunda nasıl çalışır? Pluto ve Kova çağı hakkında neler söyleyebiliriz...? Yazarın yapay zekaya sorduğu gibi bizi nereye götürecek... Nihai sonuç nedir?

Öncelikle Kova burcu'nun yöneticisi Uranüs hangi konulara hakimdir kısaca değinelim... Uzaya ait olan, evrenin bilinci, bir nevi yapay zeka, analiz edeni, öngörüde bulunanı, transforme edeni, elektrik, astronomi, astroloji, bilim, ilim, gelişim değişim....Plüton'un dönüşümün işareti olduğunu söylediğimizde ciddi dönüşüm demiştik. O, ölüm gezegenidir, aynı zamanda yeniden doğuştur. Plüton, eski kimliklerimizi dönüştürüp ve artık bize hizmet etmeyen bakış açılarını serbest bırakmak, bir şeye daha iyi bir yer açmakla ilgilidir. Bu geçişi bu kadar etkili kılan da budur. Kova burcunda Plüton, hem yenilenme ile ilgilidir, hem de birleşik enerjileri, insanlığı küresel ölçekte ilerletmek için inanılmaz bir güce sahiptir.
Ya Öleceğiz... Ya da Dönüşeceğiz...
Korkmayalım , makalede bahsettiğimiz gibi ölmek bireysel değil, insan olmak kavramına ait doğal bir süreç, bireyler olarak teker teker 80 bilemedin 100 yıllık hayatta yaşamışız ölmüşüz hayatın anlamını keşfetmeye yeter mi? Çağlar boyunca bilinç aktarımlarından bilgi birikiminden bahsettik, hayır bu bedensel bir ölümün dışında bilinçsel bir ölüm ve dönüşümsel olarak bambaşka bir boyutta yeniden doğum demektir. Bir nevi MUTASYON , TRANSHÜMANİZM , bizi birlik bilincine ulaştıracak hayatı yeniden sorgulatacak doğal bir döngü ve yeni bir level....
Bizden istenilen nedir?
Eski düzeni yıkmamız kurallara karşı devrimci, marjinal, yenilikçi olmamız. Sistemdeki her ruhun eşit hak ve özgürlüğe sahip olduğunu ispatlamak, bozuk düzeni değiştirmek ve insanlık adına bir şeyler yapabilmemiz...Yeni bir dünya düzenini yaratmamız.
Ancak bunu oluşturmak kolay olmayacak her dönüşüm sancılıdır. Uranüs'ü ve Pluto'yu göz önüne alırsak bunu yapamayanların sistemden otomatik olarak atılacağını öngörmekteyiz malesef ki sistemden atılmak ölüme tekamül eder, zorlu bir süreçten geçeceğiz. Kova çağı insanları tıpkı bir bilgisayarın işletim sistemi gibi yeni yüklenecek programlara ait donanımları barındıran güncel ve yeni tip olan insanlarla olacaktır. Dönüşümü reddedenler her konuda oldukça yıkıcı bir tavır gösteren enerjilere maruz kalacaktır. Sistemde eskiye yer yoktur. Gelişen teknolojiye ayak uydurmak, yapay zeka ile tanışmak, bilinen tüm köhneleşmiş yönetim sistemleri ekonomik ve siyasal durumlarda dahil bu yeni çağa ayak uydurmak zorunluğundadırlar... Sistem kendi kendini resetliyor , transformasyon geçirmek kaçınılmaz bir gerçek haline geliyor. Bu çağ aynı zamanda özgürlük getiriyor, ancak bu sefer özgür olmak bireysel başıboşluğumuzla alakalı değil de insanlık ve bütünlüğün hayrına olmalıdır.

Bireysel hazlara kolayca ulaşmak özgürlük değildir, daha çok bedenimizin maddi istek ve ihtiyaçlarının sonucudur ve kaynağını içgüdülerimizden alır.

Sosyal istekler ve özgürlükler , daha çok ruhumuzun manevi istek ve ihtiyaçlarının sonucudur ve kaynağını ruhumuzdan alır.

Kaynağa ulaşanlar ancak birlik bilincinde tekliği idrak eden özgür ruhlar olacaktır.

Sevgiler...
Oğuzhan Ceyhan Karma Astroloji Ekolü
Mert Özgür Çağlayan İleri Derece Rigel Astroloji Sınıfı Öğrencisi
Aylin Aydın.

https://hizliresim.com/EOQ5q8
05-13-2020 05:39 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »



Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Pluto Evlerde İrdeleyelim vivienleigh 97 155,522 04-17-2020 06:16 PM
Son Mesaj: Hattusas
  Plüto => Şüphe => Paranoya astrosohbet 35 33,157 05-09-2018 01:08 AM
Son Mesaj: Feslegen
  Plüto Burçlarda Angel 36 37,884 04-25-2018 04:06 AM
Son Mesaj: cancimini
  Plüto ve Ayıklama astrosohbet 29 26,359 10-03-2017 03:14 PM
Son Mesaj: capri
  Pluto ve Güç Teması Angel 50 46,314 03-15-2017 02:58 AM
Son Mesaj: capri
  Plüto Gerilerken Doğanlar yükselenbaşak 15 24,953 02-26-2017 01:26 PM
Son Mesaj: Ahmeedd
  PLUTO OĞLAKTA NE YAPMALI? yezda 6 7,445 06-27-2011 11:29 PM
Son Mesaj: bu şarkı yarınlara
  PLUTO (İç Karanlığımız) Angel 0 3,114 05-05-2007 05:40 PM
Son Mesaj: Angel

Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir